Kader İle Alakalı Hadis

ـ4831 ـ1ـ عن ابن عمرو بن العاص رَضِيَ اللَّهُ عَنْهما قال: ]خَرَجَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ # وَفي يَدِهِ كِتَابَانِ. فَقَالَ: أتَدْرُونَ مَا هذَانِ الْكِتَابَانِ؟ فَقُلْنَا: َ يَا رَسُولَ اللَّهِ إَّ أنْ تُخْبِرَنَا. فقَالَ لِلَّذِى في يَدِهِ الْيُمْنَى: هذَا كِتَابٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَمِينَ، فيهِ أسْمَاءُ أهْلِ الْجَنَّةِ وَأسْمَاءُ آبَائِهِمْ وَقَبَائِلِهِمْ: ثُمَّ

Bidat Nedir ?

BİD'AT Bidat, İslam şeriatında aslı olmayan bir şeyi icad etmek demektir. Kim dinde bidat icad ederse o kimse sapıktır. Bidatın iyisi kötüsü yoktur. Şunlar bid'attır: a- Şirk olan bidat. Ölülerden yardım istemek, Allah'tan (c.c.) başkasına kurban kesmek, adak adamak vb. b- Haram olan bidat. Mezarlar üzerine bina yapmak, buraları süsleyip mescid edinmek vb. c-

Ali Bin Ebi Talip Radıyallahu Anh

Ali (r.a), Rasulullah'ın (s.a.v) amcası Ebû Tâlib’in oğluydu. Ebû Tâlib, maddi durumu iyi olmamasına rağmen, uzun yıllar Rasullah'ı ken­di yanında büyüttü. Hattâ o sofraya gelmeden ailesinden kimseyi yemeye baş­latmazdı. Çok tecrübelerle, Rasulullah'ın “bereket sebebi” olduğunu biliyor­du. Rasu­lul­lah (s.a.v),  Hatice’yle (r.anha) evlendikten sonra, “amcasının yükünü hafif­let­mek ve ona minnet borcunu ödemek” düşüncesiyle  Ali’yi (r.a)

Osman Bin Affan Radıyallahu Anh

Rasulullah'ın (s.a.v) üçüncü halifesi, hayâ ve edep numunesi Osman (r.a), hayatta iken cennetle müjdelenen sahabelerden biriydi. Ebû Bekir (r.a), ilk defa eski samimi dostlarını ziyaret ederek hak dini onlara anlatmaya başlamıştı. Bu dost­larından biri de Osman’dı (r.a). Osman (r.a) yaradılıştan halim selim, iyi ahlaklı ve dürüst bir şahsiyetti. İslam’ı kabule

BİD’AT
Bidat, İslam şeriatında aslı olmayan bir şeyi icad etmek demektir. Kim dinde bidat icad ederse o kimse sapıktır. Bidatın iyisi kötüsü yoktur. Şunlar bid’attır:


a- Şirk olan bidat.
Ölülerden yardım istemek, Allah’tan (c.c.) başkasına kurban kesmek, adak adamak vb.
b- Haram olan bidat. Mezarlar üzerine bina yapmak, buraları süsleyip mescid edinmek vb.

c- Tahrimen mekruh olan bidat: Kandil geceleri ve mevlid vb.
d- Tenzihen mekruh olan bidat: Her namazdan sonra musafaha yapmak vb.
Ekonomi, endüstri vb. konulardaki teknik yenilikler bid’at değildir, bu bağlamda değerlendirilemez, bilakis müslümanların faydasına olduğu için helal ve sevaptır. Eşya da aslolan mübahlıktır. Bu yüzden haram olduğuna dair kesin bir delil bulunmayan şeyler helaldir. Ayrıca vücuda fayda veren şey helal, zarar veren şey de haramdır. Ayrıca harama sebep ve vesile olmak da haramdır.

Tağut Nedir ?

TAĞUT Tağutun kelime anlamı haddini aşan mahluk demektir. Şer’i anlamı ise; Allah (c.c.) ve Rasulüne (s.a.v.) itaatten alıkoyan, Allah’tan (c.c.) başka ibadet edilen herşeydir. Tağutların başı beş tanedir: İnsanları Allah’tan (c.c.) başkalarına ibadete çağıran şeytan. İnsanları Allah’ın (c.c.) hükmünden başka hükümlerle muhakeme olmaya zorlayan ve Allah’ın (c.c.) hükümlerini değiştiren zalim idareciler. Allah’ın (c.c.) indirdiklerinden başka hükümlerle hükmedenler. Gaybı bildiğini iddia eden kişiler. Kendisine ibadet edilen ve buna rıza gösterenler. İslam’da hüküm koyma yetkisi yalnızca Allah’a (c.c.) aittir. Allah’ın (c.c.) bu konuda hiçbir ortağı yoktur.

İbrahim Jabreen - Gaşiye Suresi

Ahmed al Abeed - Taha Suresi

Resim Galerisi

Ali Bin Ebi Talip Radıyallahu Anh

Ali (r.a), Rasulullah'ın (s.a.v) amcası Ebû Tâlib’in oğluydu. Ebû Tâlib, maddi durumu iyi olmamasına rağmen, uzun yıllar Rasullah'ı ken­di yanında büyüttü. Hattâ o sofraya gelmeden ailesinden kimseyi yemeye baş­latmazdı. Çok tecrübelerle, Rasulullah'ın “bereket sebebi” olduğunu biliyor­du. Rasu­lul­lah (s.a.v),  Hatice’yle (r.anha) evlendikten sonra, “amcasının yükünü hafif­let­mek ve ona minnet borcunu ödemek” düşüncesiyle  Ali’yi (r.a)

Osman Bin Affan Radıyallahu Anh

Rasulullah'ın (s.a.v) üçüncü halifesi, hayâ ve edep numunesi Osman (r.a), hayatta iken cennetle müjdelenen sahabelerden biriydi. Ebû Bekir (r.a), ilk defa eski samimi dostlarını ziyaret ederek hak dini onlara anlatmaya başlamıştı. Bu dost­larından biri de Osman’dı (r.a). Osman (r.a) yaradılıştan halim selim, iyi ahlaklı ve dürüst bir şahsiyetti. İslam’ı kabule

Kader İle Alakalı Hadis

ـ4831 ـ1ـ عن ابن عمرو بن العاص رَضِيَ اللَّهُ عَنْهما قال: ]خَرَجَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ # وَفي يَدِهِ كِتَابَانِ. فَقَالَ: أتَدْرُونَ مَا هذَانِ الْكِتَابَانِ؟ فَقُلْنَا: َ يَا رَسُولَ اللَّهِ إَّ أنْ تُخْبِرَنَا. فقَالَ لِلَّذِى في يَدِهِ الْيُمْنَى: هذَا كِتَابٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَمِينَ، فيهِ أسْمَاءُ أهْلِ الْجَنَّةِ وَأسْمَاءُ آبَائِهِمْ وَقَبَائِلِهِمْ: ثُمَّ

Ömer bin Hattab Radıyallahu Anh

Peygamberlik güneşinin kâinatı aydınlatmasının üzerinden altı yıl geçmişti. Şirk ile tevhid arasındaki mücadele her geçen gün daha da artıyordu. İman sa­fına geçenlerin sa­yısı arttıkça, müşriklerin baskı ve zulümleri de o nispette artı­yordu. Rasulullah (s.a.v) İslam’ın kuvvetlenmesi ve Müslümanların zulüm ve işkenceden kurtulması için çareler arıyordu. Bu maksatla, bir grup Müslümanın