Blog Sayfası

HomeKur'an OkuBakara Suresi 25-29.Ayetler

Bakara Suresi 25-29.Ayetler

25. Ayet

وَبَشِّرِ الَّذِينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِى مِنْ تَحْتِهَا اْلاَنْهَارُ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقًا قَالُوا هٰـذَا الَّذِى رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِهِ مُتَشَابِهًا وَلَهُمْ فِيهَا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ فِيهَا خَالِدُونَ

Arabcası

Okunuşu

Mânası

وَبَشِّرِ

Ve beşşir(i)

Ve ziyade müjde et)

 الَّذِينَ 

(e)llezi_ne

kimer? öyle kimselere ki;

اٰمَنُوا

a_menu

iman ettiler

وَعَمِلُوا

ve amilu_

ve işlediler

الصَّالِحَاتِ

(e)s sa_liha_ti

salih (iyi) amelleri

اَنَّ لَهُمْ

enne lehum

muhakkak onlar için

جَنَّاتٍ 

cenna_tin

cennetler

تَجْرِى

tecri_

öyle cennetler ki; akıyor

مِنْ تَحْتِهَا

min tahtiha

altlarından

اْلاَنْهَارُ

(e)l enha_ru

nehirler

كُلَّمَا رُزِقُوا

küllema_ ruziku_

her ne zamanki rızıklandırılırlar

مِنْهَا

minha

ondan (cennetlerden)

مِنْ ثَمَرَةٍ 

min semera_tin

meyvasından

رِزْقًا

rızkan

bir rızkı (bir meyvayı)

قَالُوا

kalu

derler

هٰـذَا

ha_ze

şu (meyva)

الَّذِى

(e)llezi_

öyle bir rızıktır ki;

رُزِقْنَا

ruzikna_

biz rızıklandırılmıştık

مِنْ قَبْلُ

min kablü

bundan önce

وَاُتُوا

ve ütü_

ve getirildiler

 بِهِ

bi hi

ona (o rızka)

مُتَشَابِهًا

müteşa_bihan

birbirine benzeyici olduğu halde.

وَلَهُمْ

ve lehüm

ve onlar için

فِيهَا

fi_ ha_

onlarda (cennetlerde)

اَزْوَاجٌ

ezva_cün

eşler (aileler)

مُطَهَّرَةٌ

mutahharatün

öyle eşler ki; pak edilmiş

وَهُمْ

ve hüm

ve onlar

فِيهَا

fi_ ha_

onlarda (cennetlerde)

خَالِدُونَ

halidu_n

ebedi kalıcıdırlar.

26. Ayet

اِنَّ اللّٰهَ لاَ يَسْتَحْيِِِِِ اَنْ يَضْرِبَ مَثَلاً مَا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَا فَاَمَّا الَّذِينَ اٰمَنُوا فَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْ وَاَمَّا الَّذِينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰـذَا مَثَلاً يُضِلُّ بِهِ كَثِيرًا وَيَهْدِى بِهِ كَثِيرًا وَمَا يُضِلُّ بِهِ اِلاَّ الْفَاسِقِينَ

Arabcası

Okunuşu

Mânası

اِنَّ اللّٰهَ 

İnnallahe

Muhakkak Allahu Teâla celle celaluhu

لاَ يَسْتَحْيِِِِِ  

La_ yestehyi_

haya etmez (çekinmez)

اَنْ يَضْرِبَ

en yadriba

beyan etmekten

مَثَلاً

meselen

bir meseli (örneği-benzetmeyi)

مَا

ma

herhangi

بَعُوضَةً

ba‘u_daten

bir sivrisineği

فَمَا

fe ma_

o şeyi ki;

فَوْقَهَا  

fevkaha_

onun üstündedir.

فَاَمَّا الَّذِينَ

fe emmellezi_ne

o kimselere gelince  ki;

اٰمَنُوا

a_menu_

iman ettiler

فَيَعْلَمُونَ

fe ya‘alemune

bilirler

اَنَّهُ

enne hu_

muhakkak o (misal)

الْحَقُّ

(e)lhakku

haktır

مِنْ رَبِّهِمْ  

mir rabbihim

rableri tarafından(olduğu halde)

وَاَمَّا الَّذِينَ

ve emmellezi_ne

Artık o kimseler ki;

كَفَرُوا

keferu_

kafir oldular

 فَيَقُولُونَ

fe yeku_lu_ne

derler

 مَاذَا

ma_ za_

neyi

اَرَادَ

era_da

murad etti

اللّٰهُ

(A)llahu

Allah

بِهٰـذَا

bi ha_za_

şununla (şu ufak mesele ile)

مَثَلاً

mesele_

mesel cihetinden

يُضِلُّ

yudillu

dalalete sevk eder

بِهِ

bi hi_

bununla (bu gibi misallerle)

كَثِيرًا

kesi_ran

bir çoklarını

وَيَهْدِى

ve yehdi_

ve hidayet eder

بِهِ

bi hi_

onunla (bu gibi misallerle)

كَثِيرًا

kesi_ran

bir çoğunu

وَمَا يُضِلُّ

ve ma yudillu

ve dalalete düşürmez

بِهِ

bi hi_

bununla (bu gibi misallerle)

اِلاَّ الْفَاسِقِين

ille lfasikı_n

ancak fasıkları.

27. Ayet

اَلَّذِينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مِيثَاقِهِ وَيَقْطَعُونَ مَا اَمَرَ اللّٰهُ بِهِ اَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِى اْلاَرْضِ اُولٰـئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ

Arabcası

Okunuşu

Mânası

اَلَّذِينَ

Ellezi_ne

Öyle kimseler ki;

يَنْقُضُونَ 

yenkudu_ne

bozarlar

عَهْدَ اللّٰهِ

‘ahdellahi

Allahu Teâla’nın ahdini (anlaşmasını) 

مِنْ بَعْدِ مِيثَاقِهِ 

min badi misa_hi_

misakından ( teyid ettikten) sonra

وَيَقْطَعُونَ

ve yekta’u_ne

ve keserler

مَا

ma_

o şeyi ki;

اَمَرَ

Emera

emretti

اللّٰهُ  

(a)llahu

kim? Allahu Teâla

بِهِ

bihi_

onu

اَنْ يُوصَلَ

En yü_sale

o yani ulaştırılması (birleştirilmesi)

وَيُفْسِدُونَ

ve yüfsidu_ne

ve fesat çıkarırlar

فِى اْلاَرْضِ

fil ar

yeryüzünde

 اُولٰـئِكَ

ula_ike

işte onlar

هُمُ

hümü

ancak onlar

الْخَاسِرُونَ

(e)lha_siru_n

hüsrana düşücülerin (zarara uğrayanların) ta kendileridir.

28. Ayet

كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَكُنْتُمْ اَمْوَاتًا فَاَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Arabcası

Okunuşu

Mânası

كَيْفَ

Keyfe

Nasıl?

تَكْفُرُونَ  

tekfüru_ne

küfrediyorsunuz(inkar ediyordunuz)

بِاللّٰهِ

billahi

Allahu Teâla’ya

وَكُنْتُمْ

ve küntüm

halbuki siz idiniz

اَمْوَاتًا

emva_ten

ne idiniz? ölüler

فَاَحْيَا

fe ahya_

buna muteakip O (Allahu Teâla) diriltti

كُمْ

küm

sizi

ثُمَّ يُمِيتُ

mme yümi_tü

Sonra öldürecektir

كُمْ

küm

sizi

ثُمَّ يُحْيِي

mme yuhyi_

sonra yine diriltecektir

كُمْ 

küm

sizi

ثُمَّ اِلَيْهِ

mme ileyhi

sonrada ancak ona

 تُرْجَعُونَ

türce‘u_n

rucu ettirilecek (döndürülecek) siniz.

29. Ayet

هُوَ الَّذِى خَلَقَ لَكُمْ مَا فِى اْلاَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ اسْتَوٰى اِلَى السَّمَاءِ فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ وَهُوَ بِكُلِّ شَیْءٍ عَلِيمٌ

Arabcası

Okunuşu

Mânası

هُوَ

Hüve

O (Allahu Teâla)

الَّذِى  

(e)llezi_

öyle bir (Allahu Teâla) dır ki;

خَلَقَ

halaka

yarattı

لَكُمْ

le küm

sizin için

مَا

ma_

o şeyleri ki;

فِى اْلاَرْضِ  

fil ar

yerdüzündedir.

جَمِيعًا

cemi_‘an

topyekün olduğu halde

ثُمَّ اسْتَوٰى

mme steva_

ondan sonra yöneldi

 اِلَى السَّمَاءِ

ile ssema_i

göğe

فَسَوّٰي

fe sevva_

tesviye etti

هُنَّ

hünne

onları (gökyüzünü)

سَبْعَ سَمٰوَاتٍ

seb‘a sema_va_tin

yedi kat gökleri

 وَهُوَ

ve hüve

ve O (Allahu Teâla)

  بِكُلِّ شَیْءٍ

bi külli şeyin

her şeyi

عَلِيمٌ

‘ali_m

ziyade bilicidir.

Written by

The author didnt add any Information to his profile yet

Leave a Comment